23/7/2007 · Kategori: SIIRLER
Pişman Olacaksın
Kimler inandırdı, seni bilmem ki,
Sevdanın bir ömür değmediğine.
Senin yaşlarını ben de silmem ki,
Pişman olacaksın, sevmediğine.
Veda edeceksin, cennet bahara.
Sen nasıl açtınsa, gönlüme yara,
Bakarak gönlünde, kanayanlara,
Pişman olacaksın, sevmediğine.
Seni bu sevdamın, ahı tutacak,
Gönlünün ufkunda, güneş batacak,
Sevda yatağında, yalnız yatacak,
Pişman olacaksın, sevmediğine.
Birgün arasan da, yitmiş olurum.
Toprağın altına, yatmış olurum.
Sevdamı yüklenmiş, gitmiş olurum,
Pişman olacaksın, sevmediğine.
Sanma ki, bu alem, yar olur sana.
Gülleri her zaman, dikmez yoluna.
Sararmış resmimi, alıp eline,
Pişman olacaksın, sevmediğine.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!
2/7/2007 · Kategori: SIIRLER

SEVGİLERDE
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen,tutuk,saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmak için her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı ...
Behçet NECATİGİL
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!
25/6/2007 · Kategori: SIIRLER

KİMİN VAR Kİ
Kimi bekliyorsun hala,
Evinden kitaplarından uzakta mısın
Arada bir telefon et kendine
Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden
Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan
Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten
Senin senden başka kimin var ki arasın
İnince trenden ya da uçaktan yalnızlığın
Sevinçle karşıla yanlızlığını garlarda hava alanlarında
Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yanlızlığınla
Ugurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
Senin senden başka kimin var ki beklesin
İçki masalarında bir başına mısın
Kendinleysen yetmelisin kendine
Çoğaltıp yanlızlığını konuş bir çok kendinle
Kaldır içki bardağını kendi şerefine
Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendile
Senin senden başka kimin var ki bulasın
Düşmanlarının saldırılarından yuvarlandıkça yerlere
Tutup kendi saçlarından kaldır kendini
Seni sana bildirecek kimsen yok başka kendinden
Ölünce senin bile haberin olmayacak öldüğünden
Haber ver kendine ki öldüğünü bilesin
Kimin var ki senin sana öldüğünü söylesin
Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin
Zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek
Biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek
Kimileri diyecek
Daha şimdiden sev kendini sev kendini SEVVVV
Kimin var ki senin seni senden başka sevecek..
AZİZ NESİN
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
18/6/2007 · Kategori: SIIRLER

Çocukluğa Özlem
Ah!
Bir dönebilseymişiz
Günah bilmez çocukluğumuza
Haylazlıklar yapsaymışız
Şimdi beton yığını kırlarda
Yine top koştursaymışız
sokaklarda...
"Ne iyi olurdu azizim,
ne dersin?"
"Ağzını hayra aç aman!
Ne istersin şu garipten
Nasıl geldim bugünlere,
Bir Allah, bir de ben bilirim
Sorsan, hiç yoktur niyetim,
Geri dönüp de maziye,
Bir daha dikenleri dermeye....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (5)
Yorum yaz!
12/6/2007 · Kategori: SIIRLER

GEL CANANIM
Gel umudum ol
Gel yarınım ol
Gel limanım ol
Gel artık cananım..
Bahar geldi,
Günler geçti,
Yaz da selam verdi,
Gel artık cananım..
Adını besmele yaptım,
Yıldızlara salıncak astım
Sana beziyor diye
Otobüsdeki kıza sarılacaktım,
Gel artık cananım...
Babanem babamın ardından ağlarmış;
"Herkesin beş oğlu Ürgüb'e sığdıda
Benim bir oğlum sığmadı "dermiş..
Herkes Ankara'ya okumaya gelirken
Benimki gitti taaa nerlere..
nazar 2007
üstdeki kızıma yazdığım şiir, beğenmediyseniz birde ustasından koyayım...
Gurbet
Gurbet o kadar aci
Ki, ne varsa içimde,
Hepsi bana yabanci,
Hepsi başka biçimde.
Eriyorum git gide,
Elveda her ümide!
Gurbet benligimi de
Bitirdi bir içimde.
Ne arzum ne emelim...
Yaralanmiş bir el'im...
Ben gurbette degilim,
Gurbet benim içimde
Kalıcı Bağlantı
Yorum (6)
Yorum yaz!
4/6/2007 · Kategori: SIIRLER

kültürlü Aşk Yaşiyah (azeri aşk şiiri)
Bir şey öğrendim
Gel değişik sevah
Sen beni sev ben seni sevim
Sevdayı yaşiyah
Sen benim için yan
Ben seni severah yanim dutuşiim
Klasik aşk neyse oni yaşiyah
Yada sen sevme haberin olmasın
Ben sene sevdalanıp dolaşiim
Platonik aşk neyse oni yaşiyah
Sevdada oturah yiyah içah
Ele olah ki kan kusah
Tombilik aşk neyse oni yaşiyah
İstersen sevdandan kendimi kesim
Sagi mi solu mi dogriyim biçim
Psikopatik aşk neyse oni yaşiyah
Dur ben kerem olim sen asli
Sonumuz ele bitsin yasli
Nostaljik aşk neyse oni yaşiyah
Ele sevah ki gara sevda olah
Araplara benziyah gapkara olah
Gara aşk neyse oni yaşiyah
Yalan söylemiyah hep dogru diyah
Beraber oturah beraber yiyah
Realist aşk neyse oni yaşiyah
Birbirimize türkü söyliyah mizildiyah
Elele tarlalarda bostanlarda gezah
Romantik aşk neyse oni yaşiyah
Kediyi gudigi(köpek) sen diye sevim
Sende horozi culugi(hindi) ben diye sev
Sembolik aşk neyse oni yaşiyah
Gel elele tutuşup gendimizi elektirige verah
Zangir zangir titriyah,ölmiyah
Elektronik aşk neyse oni yaşiyah
Ahırlarda komlarda bulusah
Tezek galahlarinin(yigin) dibinde oturah
Otantik aşk neyse oni yaşiyah
Sen beni sevirsen bilirem, ben de seni
Ele puştlukları birahah hakket sevah
Adam gibi sevah sevdayi yaşiyah...
(yazarı : bilinmiyor...)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (6)
Yorum yaz!
29/5/2007 · Kategori: SIIRLER

Yalnızlığa dayanırım da,
Bir başınalığa asla
Yaşanmak hoş değil, duvarlara baka baka
Bir dost göz arayışıyla,
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam..!
Geçinip gideriz biz mutluluğa,
Ama;
"Günün aydın,
akşamın iyi olsun"
Diyen biri olmalı,
Bir telefon sesi çalmalı,
Ara sıra da olsa kulağımda...
Yoksa, zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta...
Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama:
"Çaya kaç şeker atarsın?"
Diye soran bir ses olmalı ya
Ara sıra..!
Can Yücel
Kalıcı Bağlantı
Yorum (11)
Yorum yaz!
22/5/2007 · Kategori: SIIRLER
basit yaşayacaksın...
meselâ; susayınca su içecek kadar basit.
dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
"seni seviyorum" gibi.
basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük.
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
el yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kâğıdın;
hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
iki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak, sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
beklentilerin de basit olacak.
kaf dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
iskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
"fa diyez"in mutluluğunu.
makyajın ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.
temizlik kokacak en pahalı parfümün.
"bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
tek dereden su getirmen yetecek,
bir "istemiyorum" diyebilmeye.
ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
saatin, sadece saati gösterecek;
telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
basit yaşayacaksın, basit.
sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
yalçın ergir
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
15/5/2007 · Kategori: SIIRLER
Abbas
Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
1942
Kalıcı Bağlantı
Yorum (8)
Yorum yaz!
7/5/2007 · Kategori: SIIRLER

PUSULASIZ
yaslayıp başımı kuşun kanadına
selamlarım balkonumdan
umutlarımı hayallerimi
bakışım dağları deler
saklıyorum kendimi
çamlardan yapılmış
perdelerin arkasına
anılarda eskimiş saçlarım
solmuş gözbebeklerim
umutları kaybolmuş
karanlık yarınlarım
yönünü kaybetmiş bir yolcuyum şimdi
pusulam bozulmuş
denizin ortasında kala kalmışım.
yelkenlerim yırtılmış,
kapı tokmağı elimde kalmış...

Nazar(2003 Haziran)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (10)
Yorum yaz!
« Önceki ::