16/8/2007 · Kategori: kisisel
Bu gün hayatımın en mutlu günlerinden biri. Zor bir kış geçirdik ama sonuç çok güzel.
Kızımın iki yıllık sınav maratonu nihayet son buldu.
Evlilik, okul, iş gibi durumlar için “hiç aklına gelmeyen olur” derler ya, bizde de aynen öyle oldu.
Bütün okul hayatı boyuna bir kez bile adını telaffuz etmediğim, birinde de duyunca “felsefemi?, yazık demek puanı buna yetti” dediğim, felsefe geldi burnumun ucunda bitti. Benim matematik ağırlıklı okumazsa iş bulamaz diye hiçbir zaman gündemime bile girmemişti, ama Tübitak’la Aslı öyle bir işbirliği yaptılar ki; bana da "olsun bari" demekten başka söz kalmadı…
Aslı’nın oldum olası sanata meyli vardı, gereken desteği verememekten korkarak, hep işletme iktisat istemiştim. Özelliklede ODTÜ de okumalıydı.
Lakin, Aslı’nın felsefeyi araştırdıkça “işte ben bunu okumalıyım” diye evde zıplamaları beni ikna etmeye yetti.
Tercihleri yaptık, beklemeye başladık, bu defada olmazsa diye işkillenmeye başladım.
Nihayet bugün mutlu sona ulaştık,
“BİLKENT FELSEFE BURSLU” (inanmayan tıklasın)
Bize bugüne kadar sabırla, katlananlara, yalnız bırakmayanlara, özellikle kötü gün dostlarıma çok teşekkürler.
not: ilk beş binde olup ta felsefe seçenlere Tübitak 400ytl. Burs veriyor.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (10)
Yorum yaz!
15/4/2007 · Kategori: kisisel

Bu gün benim minik papatyamın doğum günü...
Her akşam ve her sabah onun doğduğu güne şükrediyorum.
O başta Emoş ve ben olmak üzere pek çok insanın vazgeçilmezidir.

Kitabın da "hayır"a yer yoktur.
Kimseyi kıramaz.
Kimsenin üzülmesine dayanamaz.
Yaşanması en kolay insandır.

Ben ona hediye almadım,
Ama biliyorum o bana iyi bir hediye alacak...
O olmasa, hergün ona;

"ders çalışşşş"
"dersin başına"
"kalk şu bilgisayarın başından"
demek olmasa yaşam çekilmez bir hal alırdı.

İyiki doğdun Papatyam;
İyiki varsın, hep var ol...
Yolunda, bahtında açk olsun...

Not: Kızımı msn de oyalayan her kimse, bu yazıyı okuyorsan "lütfen iki ay kızım dan uzak dur"....
Kalıcı Bağlantı
Yorum (11)
Yorum yaz!
3/3/2007 · Kategori: kisisel

Ayıptır söylemesi, benim huyumdur, söz verirce yerine getirmek isterim. Ara vermeden önce Ordu’lu güzel kardeşim Şuleciğim beni mimlemişti, şimdi ilk iş o sözü tutmak…
Konu: beş tane itirafta bulunacakmışım.. Bak şimdi, ne desem bilmem ki… Bende sır çok, suç çok, sırlar dünyası gibiyim. Hangisini demeli bilmem ki, çocukluğumdakileri söylesem, ailenin yarısı blogcu…
İtirafı okuyan telefona sarılır “demek öyle, gel bakalım”… Onları ilgilendirmeyenleri yazsam, bloglardaki ağır abla durumları çizilecek…
Arada bir şeyler bulmalı… hah buldum…
Büyük kızım lise ikinci sınıftayken ciddi bir hastalık geçirmişti.. Ama oldum olası işine karışılmasından rahatsız olurdu, okula gitmemi istemezdi, “ben çocuk muyum” derdi. Bende ondan saklı giderdim. Öğretmenlerini tembihlerdim, konşurken de “okula gitmedim, telefonla konuştum” derdim…
Ne dersin şulecim sence yeterli mi?
NOT ve TEŞEKKÜR: Şuleciğim beni çok mutlu eden bir jest yaptı önceki gün… Ailem dışındaki birinden böyle bir kutlama görmek beni çok onurlandırdı. Sağolasın canım…
İKİNCİ teşekkür SERPİL ABLAMA “Seni iyi ki tanımışım iyi ki varsın…
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
14/1/2007 · Kategori: kisisel

Bugün sevgili süreyyamın doğum günü...
O beni en kıymetli blog arkadaşarımdan biridir..
Onu kendime yakın görüyorum, tıpkı benim gibi çocuklarına,
kardeşlerine, yeğenlerine çok düşkün.
Ona gönülden sevgi ve saygılarımı göndermek istiyorum,
yeryüzündeki ve gönlündeki tüm güzellikler onunla olsun.
Her zaman, her yerde yoluda bahtı da açık olsun.
İyiki doğdun, süreyyam iyiki varsın... İyi ki seni tanımışız...
Bugün sevgili süreyyamın doğum günü...
O beni en kıymetli blog arkadaşarımdan biridir..
Onu kendime yakın görüyorum, tıpkı benim gibi çocuklarına,
kardeşlerine, yeğenlerine çok düşkün.
Ona gönülden sevgi ve saygılarımı göndermek istiyorum,
yeryüzündeki ve gönlündeki tüm güzellikler onunla olsun.
Her zaman, her yerde yoluda bahtı da açık olsun.
İyiki doğdun, süreyyam iyiki varsın... İyi ki seni tanımışız...

Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
14/12/2006 · Kategori: kisisel

Hani ilkokulda öğrendiğimiz bir şarkı vardı o şarkı bana hep onu çağrıştırır “gitmesek de, görmesekte o köy bizim köyümüzdür” o hep vardır, o mutfaktaki küçük bir tabaktadır, o dip köşedeki ceyiz sandığındadır, o yediğimiz turşuda, dolmada, giydiğimiz kazakta, atkıda, o her yerdedir, anılardadır, yakınlardadır, uzaklardadır... en yakınım ama uzağımdır, hep vardır, ama yoktur, hep ortalıktadır ama kenardadır... çok zekidir ama saftır... çok bilir az gösterir... hep siliktir ama çok baskındır... isim vermek niyetinde değilim ama o kendini biliyor... benim için ve benim tanıdığım herkes için çok kıymetlidir, gittiği ortama asalet götürür, ondaki nezaket, ondaki kibarlık kimsede yoktur (en azın bende yok) ...

Gelelim kötü huyuna o bir beleşcidir, hergün blogları takip eder, okur, faydalanır, ama bir blogta ben açayımda millet benden sebeplensin demez...
Bu kendisine son uyarıdır, bundan sonra olacaklardan nazarlik sorumlu değildir...

Kalıcı Bağlantı
Yorum (8)
Yorum yaz!
10/12/2006 · Kategori: kisisel
Bana ait şeyler kıymetlidir, çocuklarım, kardeşlerim, arkadaşlarım, diş fırçam, cep telefonum, çantam, kremlerim... Ne var bunda herkesinki kiymetlidir..

Çantamı çaldırdığımından beri beni en çok neyin üzdüğünü düşünüyorum da, maddi yönünü bir şekilde geçiyorum, ne paralar kaybettim, nelerin üstüne bir bardak su içmedim ki.. Ama manevi yönü beni içten içe git gide daha fazla üzüyor... Düşünsenize çantama kızlarım bile dokunmazlardı, ya da telefonuma, arayan kim diye bakmazlardı bile, bizim evimizde özel olanlara azami hassasiyet gösterilir.. Çocukların kişilikleri sağlam olsun ve kendilerini birey olarak görsünler diye bu durumu ben başlatmıştım, devam ediyoruz... Akşamları cep telefonumu kurardım, vaktinde kalkabilmek için... içinde kimlerin mesajları yoktu ki, yıllardır sakladığım mesajlar vardı, beni güldüren, ağlatan, uzaklara daldıran mesajlar.. Anneler gününde, bayramlarda çekilmiş mesajlar, hani hazırlar vardır ya onları hiç sevmem... Kendi dilinden bir kutlama, kendine ait hisleri düzgün bir iki kelimeyle yazılıvermişse, ve doğru zamanda da gönderilmişse o mesaj benim için yıllarca saklanacak demektir...

En yakınlarımın bile dokunmadıkları çantamla, şimdi hiç tanımadığım birileri haşır neşir oldular, belkide çoktan sobada yaktılar benim kişisel eşyalarımı.. Bir ışık bekliyorum, belki zamanın akmasını........
Kalıcı Bağlantı
Yorum (6)
Yorum yaz!
25/11/2006 · Kategori: kisisel
Tekrar aranızda olmaktan dolayı mutluyum, insan bazen tası tarağı, toplayıp ortalıktan kaybolmak istiyor.. Gerçek hayatta da yapabilsek ne hoş olurdu.
Veda bile edemeden ortalıktan kaybolunca bloogcu arkadaşlarım meraklanmışlar, hepsinden özür diliyorum... SERPİL ABLA telefon açtı, daha önce MSN de görüşmüştük fakat telefonda görüşmemiştik, o arayınca çok mutlu olduk, mutsuz günlerimden biriydi , telefon çalınca dua ediyordum, "ne olur iyi bir haber gelsin " diye, SERPİL ABLA yı duyunca çok mutlu oldum, İKİBİN6 da sorup soruşturmuş beni, hepinize çok teşekkür ederim...
Yokluğumda neler oldu neler... Bir kısmını sizlerle paylaşacağım...

Annemle yıllardır gitmediğimiz Samanpazarına gittik. Büyük marketler hayatımıza girdiğinden beri Ankaranın simgesi halindeki Samanpazarının pabucu dama atılmıştı. Eski bir dostla karşılaşmış gibi mutlu olduk, Bizim Valide Sultan Ürgüb ü mesken tutalı beri, hormonsuz yeme gayreti içine girdi, tarhana turşu, salça,vs. derken pekmezi de kendi yapmaya kalktı, tabiii işin uzmanlarından(!) dersler alıyor... Pekmezin şırasını süzmek için kıl torba lazımmış, bunuda bulsak bulsak bizim vefalı Samanpazarımızda bulabilirdik...

Bilenler bilir, Samanpazarı değme hipermarketten daha çok çeşite sahiptir. Tüketici toplumu olma yolunun en önemli taşlarından büyük alış veriş merkezleri, bizleri öyle bir konfora alıştırmışlarki; bizim zavallı Samanpazarımız diğer adıyla" Çıkrıkçılar Yokuşu" adı üstünde yokuştur, sıcacık ARMADA yla yarışabilirmi? E hayat böyle herşey bir gün yerini daha rahat, daha genç, daha işlevsel(!) daha pratik olana terk etmek zorunda...

Ankaralıra küçük bir hatırlatma yapmaya çalıştım..
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!
15/10/2006 · Kategori: kisisel
1 Yaptığınız icin cok pişman olduğunuz, ahh keşke yapmasaydım dediğiniz bir hareketiniz oldu mu?
Bu soru ya hayır demeyi isterdim, malesef evet..
Yıllar önce birilerine hayır diyebilmiş olmak isterdim, bir anlık cesaretsizlik ve yumuşaklığın bir ömre bedel olacağını o zamanlar kestiredim, şimdi keşke diyorum...
2 Yeniden yeniden yaşamak istediğiniz unutamadığınız bir gününüz oldu mu? Varsa kısaca anlatır mısınız?
iki kızımı da doğurduğum günleri çok iyi hatırlıyorum ve çok sevindiğim günlerden biri de büyük ızımın üniversiteyi kazandığı gündür, darısı küçük hanıma ve gönülden isteyen herkese...
3 Zaman makinasının bulunduğu ve herkese istediği zamana gitme şansı verildiğini varsayalım, hangi zamana gitmek hangi olayı değiştirmek isterdiniz?
Osmanlı nın gerileme dönemine gitmek ve yaptıkları yanlışlara engel olmak isterdim...
4 Sizce sanal alemde gerçek anlamda dost olabilir mi? Dost olduğunuza nasıl emin olabilirsiniz?
Tabiki olunabilir, sanal alemle gerçek alemin ne farkı varki, tek fark yüzlerini görememek, sanal da kendini olduğundan farklı tanıtma imkanı var insanların da; sanki gerçek dünya da böyle bir ihtimal yok mu? yıllarca tanıdığımızı sandığımız arkadaşlarımızın için de bizi yanıltanlar olmuyor mu, gerçek yüzünü saklamıyorlar mı?
5 Sizce ben nasil biriyim? Sanalda olsa hakkımda az cok fikriniz olmuştur. Benimle blogumla ilgili hoşunuza giden ve gitmeyen 3 şeyi yazın?
Yaşınız itibariyle bana daha yakın hissettiğim insanlardansınız.
bloğunuza da fırsat buldukça giriyorum, ellerinize sağlık, güzel şey bulunuyor, biraz benim gibi , her telden...
6 Kendinizde beğendiğiniz ve beğenmediğiniz 3 özelliğinizi yazar mısınız?
Beğendiğim özelliklerim; sabırlıyım, çalışkanım, istikrarlıyım...
Beğenmediğim özelliklerim; duygusalım, dikkatsizim, unutkanım...
7 Birkaç saniye icin sihir yapma şansı tanınsaydı neyi gerçekleştirmek isterdiniz?
Klasik olacak ama; bütün savaşları bitirmek isterdim...
Kendim için de onbeş yaşıma geri dönmek isterdim..
8 Sevgi, mutluluk ve heyecan denildiğinde ilk aklınıza gelen nedir?
Aile var yazmasam olmaz mı...
Heyecan yaşım geçti, sevgi ve mutluluk denince; kardeşlerimle geç vakte kadar geçmişi yad etmek, kızlarımla geleceğe dair hayal kurmak, dostlarımla ikisinin karışımını yaşamak...
9 Aileniz size nasıl davranırsa kendinizi daha mutlu hissedersiniz?
Ailem beni sever ve sayar, ben de onlarla birlikte olmak tan büyük zevk alırım, onların varlığını bilmek , bir yerlerde beni gerçekten seven birilerini olduğunu hissetmek hayatta ki bütün zorluklarla başa çıkmam da büyük bir destektir...
10 Hayatımda olmazsa olmaz dediğiniz canlı cansız varlık nedir?
Ben insansız yaşayamam, çevremde hep birileri olsun isterim, herkesle çabuçak dost olamam, hep temkinli davranmak karekterim olmuştur, ama dostum dediğim insanlardan, ailemden, kardeşlerimden yeğenlerimden özellikle de kızlarım ve kardeşim Leventten ayrı bir hayat düşünemem,
ayrıca dikiş makinam, bilgisayarım ve kitaplarım,
üretmek ve okumak hayatımın parçalarıdır...
Ben şimdi kimleri sobelesem
ikibin 6, umudum(serap) , handanhanım ,
süreyyam , hilal(im),
eymir(müno), hiçaslıyok(aslı),
serpilabla, izmirim, lampetia(canan)
ve ikizleeeer hepinize kolay gelsin...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (8)
Yorum yaz!
17/9/2006 · Kategori: kisisel
Bu gün farkı bir yazım vardı eklemek istediğim ama, demin ikibin6 nın bloğuna yorum yazarken okul anılarım aklıma geldi..
Büyük kızın yedinci sınıfa geçti yıl ev almıştık, evimizi taşımıştık, dolayısıyla semt ve okul değiştirmiştik..
Evin borcu var, taşınma masrafları derken paramız çok az, bende okul masraflarını ikiye ayırdım, eylül ayında dersle ilgili olanları,kitap, defter, kalem..vs... ekim ayına da, yeni okulya kıyafetlerini almayı planlıyorum, yeni okul olduğu için etekleri uymuyor, eski eteği gri kırmızı çizgili, yeni eteği, gri yeşil cizgili...
Gittim okul müdürüyle konuştum, zaten nakil yaptırırken yeteri kadar iliğimizi emdiler, iki çocuğa(!) sanki başka bir memleketten geliyormuşuz gibi hatırı sayılır bir nakil ücreti aldılar... Derdimi anlattım, yeni taşındık, bizi idare edin, derslerden geri kalmasın diye ders araç gereçlerini aldık, bir daha ki aya da kıyafetlerini alacağım dedim, tamam dedi ...
Tamam dedi ama ertesi gün çocuğu seçip eve göndermişler,"senin kıyafetin uygun değil "diye... Kızımı ikna ettim, okula gönderdim, ertesi gün müdür kızıma demiş ki" annen en azında kravatla çorabı alsın "demiş... Meğer okulun anlaşmalı bir mağazası varmış ordan alınacakmış, ben o zamanlar pek bi saftım... Kravat da, çorap ta normal fiyatının abartmıyorum, beş katı!!! Saflık var da , para yok, ben hiç onu o fiyata alırmıyım, eve geldim, çok sevdiğim bir komsum vardı ona anlattım, oda akıl verdi uygun bir kumaştan kravat diktik, ama kravatın gerçeği etekle aynı gri yeşil kareli, bizim kravat düz gri...
Ertesi gün müdür kızmış"annen benimle dalga mı geçiyor" demiş... Okulu ve okumayı çok seven kızım okula gitmek istemiyor, tabi ki ne kadar saf olursam olayım çocuklarımı kimsenin üzmesine müsade etmem... Evden bir hıçımla çıktım, doğru okul müdürün yanına! Okul da çocuklar derste Okul müdürü okulunun balkonunda güneşleniyor, elin arkasına konmuş volta atıyor... Kibarlığı falan ortadan kaldırdım, " sizin benim çocuğumu okuldan soğutmanya ne hakkınız var"dedim , "senin çocuğunun okumaya gönlü yoktur" dedi, "getirdiğimiz karnesine bakabilirsiniz", dedim, "kravatın yada çorabın üstündeki çizgilermi okuyacak, siz ekstra para kazanacaksınız diye milletin çocuğunun geleceğiyle oynayamazsınız " dedim... Ama bunları okulun bahçesinde ve bağırarak diyorum...
O günden sonra okulda kıyafet denetimleri bir ay süreyle kaldırıldı, bende rahatladım. Ekim ayında, Ankaralı olanlar bilirler, Saman pazarına gittim, kızım 36 bedenken ben 40 beden bir etek aldım, zaten okul sezonu geçtiği için çok ucuza almıştım, etek büyük ya onun da etek ucundan kesip kravat diktim, az çok dikiş bildiğim için yandan da daraltı verdim...
Okullar para kazanabilmek için her türlü dümeni çeviriyoryor, öyle çok canımızı yaktılar ki..
O yıl zor bir yıldı. (hoş hangi yıl kolay ki) bu tür hilelerle ucuz atlattık...
Ama okulunun verdiği tadı, hiç birşeyde bulamam...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (6)
Yorum yaz!
16/9/2006 · Kategori: kisisel
İLKOKULA BAŞLADIKTAN ÜÇ GÜNSONRA ANNEM ORTALARDAN KAYBOLDU...
VEEEE EVE MUHTEŞEM BİR HEDİYEYLE DÖNDÜ...

(o zaman böyle değildi.)
EVET! BİR KARDEŞİM OLMUŞTU, ANNEMİN BU HEDİYESİ HAYATTA BENİM ALDIĞIM EN GÜZEL HEDİYE, ANNEMİN DE EN BÜYÜK BAŞARISIDIR. (sonra ki güzel hediyeleri kendi kendime aldım)...
TÜM KARDEŞLERİMLE SIKI BAĞLARA SAHİB OLMAMIZA RAĞMEN, O BENİM İÇİN KARDEŞTEN ÖTE; ÇOK AMAÇLI BİR VARLIKTIR, BELKİ ŞU AN HAYATTA OLMAMI BİLE O NA BORÇLUYUMDUR, BÜYÜMEM DE(!) ANNEMDEN VE BABAMDAN ÇOK EMEĞİ VARDIR!
HERDE DEVADIR, GİRDİĞİ HER ORTAM DA ÇOK SEVİLİR... (O SEVMEYENLER KESİNLİKLE KISKANDIKLARINDANDIR.)
HER ZAMAN, HAYATA BAĞLAYANDIR,
HER KONU DA VERECEĞİ BİR TAVSİYESİ VARDIR, AİLEMİZİN KÜÇÜĞÜ OLMASINA RAĞMEN HER SÖZÜNÜ HERKES EMİR SAYAR...
2007 DE ASKERE GİDECEĞİNİ DUYDUĞUMDAN BERİ BÜTÜN SIKINTILARIMIN ÖNÜNE GEÇTİ ONUN ASKERLİĞİ... BÜTÜN ASKERLERE BAŞKA BİR GÖZLE BAKAR OLDUM....
GİTME SANA MUHTACIM
Gitme sana muhtacım, gözümde nursun
başımda tacım, muhtacım
beni öldür öyle git, yaşamak için
senin sevgine muhtacım
Muhtacım gözlerine, muhtacım sözlerine
uzattım ellerimi, muhtacım ellerine gitme
Şimdi bomboş ellerim
Seni çağırır yaşlı gözlerim muhtacım
Beniz öldür öyle git
Yaşamak için senin sevgine muhtacım
O BİR YAKIŞIKLI BİR PRESSTİR!

O BİR SEYYAHTIR!
O BİR ATATÜRKÇÜDÜR!
O BİR FENER BAHÇELİDİR!
O BİR SİYASETÇİDİR!
O BİR BEKARDIR!
O BİR YARDIM SEVERDİR!

O BENİM HER ŞEYİMDİR!
İYİ Kİ DOĞDUN, İYİ Kİ VARSIN, İYİ Kİ BENİM CANIMSIN!
(fondaki şarkı o na itafen konmuştur!!!)
Ben suyumu kazandım da içtim
Ekmeğimi böldüm de yedim
Alkışı duydum ihaneti gördüm
Sesim de oldu sessizliğimde
Seviştiğimde oldu benim
Sen de başını alıp gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi
Hayatta hiç birþeyim az olmadı senin kadar
Ve hiçbirþeyi istemedim
Seni istediğim kadar
Sende başını alıp gitme ne olur
Ne olur tut ellerimi
AYRICA BUGÜN GÜZEL YEĞENİM MENEKŞE'NİN DE DOĞUM GÜNÜ!
KIZ KARDEŞİM KADAR BAŞARILI OLAMADIM,
KIZLARDAN BİRİNİ KARDEŞİMLE AYNI GÜN DOĞURAMADIM!
İYİ Kİ DOĞDUN MENEKŞECİM BİLAHERE GÖRÜŞÜRÜZ!!!
Kalıcı Bağlantı
Yorum (7)
Yorum yaz!
« Önceki ::