Haftanın Şarkısı

2007-06-03 00:07:00

Günlerdir dilime dolanmış bir şarkı var. Sizlerle paylaşmak istedim ama Zülfi Livaneli'nin kendi sesinden olan videoyu bir türlü koyamadım. Genç bir kızımızın sesinden dinleyin. Ama ben size orjinal bestecisinin sesini tavsiye ederim. Özellikle altı çizili sözler tam iç acıtan cinsten...   Nefesim Nefesine   yatar gül harmanı gibicanımın dermanı gibiher yanında çiçek açmışbinboğa ormanı gibi...nesine yar nesine.. ölürüm ben sesinebir daha vursa idinefesim nefesinecanım sese mi geldinkadem basa mı geldin sağ olsam gelmezidinöldüm yasa mı geldin???saçın yüzüne perdeyüreğim düştü derdeayaküstü duramamseni gördüğüm yerde   Şarkının orjinalini dinlemek için tıklayın http://www.youtube.com/watch?v=FdwbYY9sJ9c Devamı

ŞİİR GÜNÜ

2007-05-29 00:28:00

    Yalnızlığa dayanırım da,Bir başınalığa aslaYaşanmak hoş değil, duvarlara baka bakaBir dost göz arayışıyla,Saat tıkırtısıyla... Korkmam..!Geçinip gideriz biz mutluluğa, Ama;"Günün aydın,akşamın iyi olsun"Diyen biri olmalı,Bir telefon sesi çalmalı,Ara sıra da olsa kulağımda...Yoksa, zor değil, hiç zor değil,Demli çayı bardakta...Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya. Ama:"Çaya kaç şeker atarsın?"Diye soran bir ses olmalı yaAra sıra..! Can Yücel Devamı

Ankara'nın Taşına Bak

2007-05-23 01:58:00

Biz bu senaryoyı Ürgüp de yaşamıştık. tıklayın. Önce eski Ürgüp evleri insanların elinden alındı. Kaya yıkılacak bahanesiyle insanlar evlerindençıkartıldı. Evler bakımsız, köhne bir hale geldi, yıllarca evsizlerin yuvası oldu. Artık Ürgüp halkının canına tak etişti. Tam merkezdeki bakımsız virane yerler. Derken meydana çok mübarek bir zat çıktı (!) "magic life" buraları satın aldı. Ürgüp halkı buna pek memnun oldu, "aman viranelikten kurtuluyoruz" diye üstelik, Ürgüplülere de iş imkanı çıkmıştı. (Ürgübün kendi halkı zengindir). Dışardan gelenlere iş imkanı çıktı ya... Bu hikaye uzar, gelelim asıl konumuza; tıklayın kayakapıyı projesi  Ama uzun süredir Ürgüb'e oynanan oyun şimdi Ulus'a da oynanıyor.  Ulus öyle bakımsız , öyle virane kaldı ki!!! ULUS MEYDANI ve iS BANKASI , MiMARI : GiULiO MONGERi     Cumhuriyetin temsilcisi, cumhuriyetin şahidi, öyle sahibsiz bırakılmış. Her geçişimde içim sızlıyor, Geçen sene "Modern Çarşı" yandı. Otopark olarak kullanılıyor. Yerine yenisi yapılmadı.   Gençlik Parkı; virane halde, çakal yatağı olmuş. Abdi İpekçi Parkı; derseniz şehrin merkezinde salaş bir görüntü de duruyor... Şehrin dışına yeni yeni parklar yapan belediyemiz nedense Ulus ve civarına pek bi ilgisiz... Şimdi bir viranemiz daha oldu. Bomba atıldı ya... Bakalım "Ulus"umuzu hangi yerli ya da yabancı zengine peşkeş çekeceğiz...... Devamı

Şimdi Sıra Kimde

2007-05-23 00:10:00

Önce Ankaralıların, sonra tüm Türkiye'nin başı sağolsun, yaralılara çok büyük geçmiş olsun...   İşinden çıkmış evine ekmek götüren, orda ekmek parasını kazanmaya çalışan insanlardan ne istediniz?  Gücünüz onlara mı yetti? Bizim ülkemiz bu kadar mı aciz, bizim insanınmız bu kadar mı korumasız, bizim insanımız bu kadarmı değersiz... Ankaranın göbeğinde şunu nasıl yapabildiler... Kimsenin dayanacak sabrı kalmadı,  Neyin uğruna o insanlar öldü, yaralandı, neden yumruğumuzu masaya koyamıyoruz. Ben kıl payı kurtuldum, ama ya kurtulamayanlar, yaralananlar, eli ayağı kopanlar, Sen, ben, biz veya en yakınımız orada olabilirdi.   Çok üzgünüm çookk, çok kızgınım çookkk... Gördüklerim gözümün önünden gitmiyor... Orada akan tek damla kan için birşeyler yapmak lazım!!!... Devamı

ŞİİR GÜNÜ

2007-05-22 12:06:00

basit yaşayacaksın...meselâ; susayınca su içecek kadar basit.dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.tek düğmesi olacak elindeki cihazın;tek bir düğme, tek bir cümle gibi;sevince lafı dolandırmadan söylediğin"seni seviyorum" gibi.basit bir öpücük yetecek sana;basit sıcak bir öpücük.ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.o öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.kabak çekirdeği verecek sanarakamların veremediği mutluluğu. el yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacaken değerli kâğıdın;hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.iki harekette giyiniverecek,iki harekette soyunuvereceksin.kısacık olacak uyanmanve yola çıkman arasında geçen süre;kısacık olacak, sıcacık kollara dolanmanve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;bakışların bile anlatabilecek kendini.beklentilerin de basit olacak.kaf dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sanaen ucuz aşk romanını.pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.bir kaşarlı tost olacak aradığın nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;parmakların olacak en kıymetli çatalın.yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.iskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.bir filarmoni orkestrası veremeyecek sanakontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir"fa diyez"in mutluluğunu.makyajın ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.temizlik kokacak en pahalı parfümün."bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğindeve çok normal olacak onu da bilmeyişin.tek dereden su getirmen yetecek,bir "istemiyorum" diyebilmeye.ne durduğu farketmeyecek abanın altında.saatin, sadece saati gösterecek; telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.basit yaşayacaksın, basit.sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit... yalçın ergir... Devamı

HAYIRLISI OLSUN

2007-05-21 01:39:00

Bazen anlaşılabileyi çok isteriz. Karşımızdaki "evet haklısın dese sanki dünya duracak. Ama karşımızdaki inatla anlamak istemez, siz debelenirsiniz, bir daha anlatırsnız, eskileriden örnek verirsiniz, tekrarlarsınız, kıyaslarsınız, ama bir türlü sizin derdinizi anlamak istemez.. Siz de sanki O hak verirse ölümsüzlüğe çare bulunacakmış sanırsınız. O anlarsa sizin yükünüz hafiflicek, rahatlıcaksınız sanırsınız. Değişik yollar, değişik açılar denersiniz. Yok. Hayır. Israrla size haksız olduğunuzu belirtir. Kendinizce en mükelmel örneği bulmuşsunuzdur, zafer kazanmış komutan edasıyla sahaya çıkarsınız. ve silahınızı çekersiniz, size göre bu defa olmuştur. Onun ikna olmaması için hiçbir sebep kalmamıştır. Haydaaa!!! Yok hala ikna olmamış...  Muhtememlen ikna etmeye çalıştığınız kişi hayatınızda önemli yeri olan biridir, yoksa bu kadar çaba niye ki? İşin daha kötüsü nedir biliyormusunuz? Hani derler ya "eşekden düşenin halinden , eşekten düşen anlar". Tamam, tuzu kurular anlamaz. Eşekten düşen neden anlamaz...  İş bu aşamaya geldiyse; karşı tarafı ikna etmeye uğraşmanın artık bir anlamı yoktur. Çünkü artık devreye kasıt girmiştir. Kastın olduğu yerde, hoş görünün ve anlayışın yeri olamaz. İlk fırsatta olan yeri terk edilmelidir. Sizce neden birine haklısın diyemiyoruz... "Evet, ben seni anlıyorum" demek çok mu zor, bunu kabul etmenin iki sebebi olabilir, evet diyince ortadaki hak aramada taraf olmak. Ya da................................. İşte buraya gelecek en güzel cümle "hayırlısı olsun"dur. Bu cümleyi hep kullanırdık ama , ne kadar kurtarıcı olduğunu, benim hasta olduğum zaman keşfettik. Ciddi bir hastalıkla karşı karşıyadım ve işte orası sözün bittiği yerdi. Ciddi bir hastalık geçirirken; anneniz, babanız, eşiniz, kızınız, kız kardeşleriniz yanınızda olmasa hangisi daha zor gelirdi? hastalıklı mı? sahibsizlik mi? önemsenmezlik mi?  Hani başımıza kötü bir iş gelince teselli için&nbs... Devamı

Sigarayla Kibritin Aşkı

2007-05-18 02:51:00

  Sigara ve kibrit bir zamanların ayrılmaz ikilisiydi. Alırken büfe ya da bakkala parayı uzatır “sigara ve kibrit “ derdiniz, Masanın üzerine çıkartır ikisini yan yana koyardınız, cebinizde, çantanızda, her yerde birlikteydiler…  Gel zaman git zaman ararlarına kara kedi girdi. “çakmak”  sigaranın yanın da çakmak dolaşmaya başladı, sigara kibriti aldatıyordu. Kibrit bu duruma bir süre üzüldü sonra tüm büyük aşkların kahramanları gibi ”Atatürk’ün terk ettiği Lafite Hanım, Nazım Hikmet’in ayrılmak zorunda kaldığı Piraye Hanım gibi” oda inzivaya çekildi, Artık sigara ve çakmak günüydü hep birlikte dolaşıyorlardı. Sigara eskiden kibritle yaptıklarını, gezdiği yerleri, çakmakla yapar olmuştu.. Ama bu devran hep böyle sürmedi. Ortalığa yeni bir dedi kodu yayılmaya başladı, “Sigara sağlığa zararlıdır” Önceleri kimse inanamadı, sonra insanlar kabul etmeye başladılar bu gerçeği, yavaş yavaş bırakmaya başladılar sigarayı.. çakmak tek başına kalmıştı, o da bir süre soba ve ocak tutuşturmada iş görse de artık sonu gelmişti onunda.. artık her şey kendinden çakmaklı üretiliyordu.… Bizim zavallı çakmakcığımız etme bulma dünyasının son örneği olarak tarihe gömülüyordu… Etrafımızda ne çok vardı ayrılmaz ikili sandığımız, ama bir süre sonra azılı iki düşman olanlar., ya da ne kadar da mutlular dediğimiz , fakat bir süre sonra boşadığını duyduklarımız. Bir  örnek de tuzluk ve biberlikten; Sofraların ayrılmaz ikilisi tuz ve biber, yemeklere birlikte girerler, birlikte dolaşırlar yemek takımlarında onlara özel kapçıklar bulundurulurdu. Rafa, dolaba yan yana konurlar, bitişik kaplarda beraber dolaşırlardı. Gel zaman git zaman tehlike çanları çalmaya başladı. biber mideye zararlı denildi. bu söz ikiliyi ayırmaya yetmiyor, onların aşkı çok eskilere dayanıyordu. Evet bir gün olanlar oldu “tuz sağlığa zararlıydı” ayrılmak için gereçli mazaret tamamdı.  Artık iş uygulama... Devamı

ŞİİR GÜNÜ

2007-05-15 00:44:00

AbbasHaydi abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu kalp ağrısı. Şu ağacın gölgesinde olsun; Tam kenarında havuzun. Aya haber Sal çıksın bu gece; Görünsün şöyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumanı, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.1942 Cahit Sıtkı Tarancı Devamı

Anneler Günü

2007-05-12 00:01:00

  Anneciğim seni ben çiçeklerden yemişten ve klasik dörtlüklerde anlatıldığından çok daha fazla severim... Seni çok seviyorum. Nasıl bir annesinizNasıl bir anne olduğunuzu ya da olacağınızı yıldız haritanızdan öğrenmeye ne dersiniz? İşte burçlara göre annelik halleriKOÇ : Çocukla çocuk olan, yaratıcı ve "masalcı" bir annedir. Mükemmel bir oyun arkadaşıdır. Disiplin sağlamak ister ama öfkesini de çabuk unutur.BOĞA : Çocukları büyüdükçe biraz "tatlı sert" olsa da bu anneler şefkatli ve koruyucudur. Yıllar içinde çocuklar için iyi bir arkadaş kılacaktır.İKİZLER: Çocuklarını çok sevmesine rağmen onların kendisini kısıtlamasına izin vermez. Çocukları da onu örnek alıp bağımsızlıklarına düşkün kişiler olur. YENGEÇ: Fedakar bir anne, çocukları için kabuğundan çıkıp güvenilir bir sığınaktır. Bu da, çocuğun dış dünyaya uyumunu zorlaştırabilir. ASLAN: Kendi hayatını yaşamaktan vazgeçmez. İş ve çocuk dengesini kurar. Çocuklarıyla arkadaş olur, oyunlar oynar. An cak, söz dinlemeyi de öğretir.BAŞAK: Çok çabuk çocuk sahibi olmaz. Ama, anne olduğunda da disiplinli ve titizdir. Çocuklar ona güvenir ve sevildiğini bilir. TERAZİ: Onun için çocukları eşinden sonra gelir. Ama, çok sevecen ve şefkatli bir annedir. Gerektiğinde serttir. Çocukla r eşini dinlemezse öfkelenir. AKREP: Çocuklarını sevmesine rağmen sevgisini gösteremeyebilir. Çocuklarının yüksek hedefleri olmasını ister. Ama, onların kusurlarını da görmez.YAY: Çocuklar için iyi bir arkadaştır. Önceleri biraz korksa da bu işi iyi yapacaktır. Çocuklarının kendisi gibi dürüst ve neşeli olmalarını sağlar.OĞLAK: Çocuklarıyla ilgilenir, onları dinlemek isteyecektir, ama öpücükler dağıtmayacaktır. Çocuklar özgürlükleri için mücadele ettiğinde gerginlik olabilir.KOVA: Kendini o küçük insana adamak zor gelebilir. Sevgi gösterileri yapan bir anne değildir. Ama, ev ödevlerine yardım eden, eğlenceli bir kişidir. BALIK: Küçüklüğünde mahrum kaldığı her şeye onların sahip olmasını ister. Aşırı hoşgörülü olması, disiplin kurmasını zor... Devamı

ŞİİR GÜNÜ

2007-05-07 23:06:00

  PUSULASIZ yaslayıp başımı kuşun kanadına selamlarım balkonumdan umutlarımı hayallerimi   bakışım dağları deler saklıyorum kendimi çamlardan yapılmış  perdelerin arkasına   anılarda eskimiş saçlarım solmuş gözbebeklerim umutları kaybolmuş karanlık yarınlarım   yönünü kaybetmiş bir yolcuyum şimdi pusulam bozulmuş denizin ortasında kala kalmışım. yelkenlerim yırtılmış, kapı tokmağı elimde kalmış... Nazar(2003 Haziran)... Devamı