PEMBE ÇİÇEKLİ ŞAL

2007-03-16 00:56:00

Bu şal nişan için yaptğım şalım, malum oldukça soğuk günlerdi. oldukça orjinal bir şal oldu... yapmak isteyenlere ilham verebilir.. Serapcığıma, mankenliği için teşekkürler...           Devamı

FANILA GİYEN KADINLAR

2007-03-13 16:03:00

Bu ısmarlama bir yazıdır. Biraz alıntı biraz çalıntı. Daha önce ikibin6 koymuştu sayfasına bende tekrar gündeme getirmek istedim, günün anlamına pek bi uydu..  Bu yazıyı tüm fanila giyenlere özellikle şu an evimdeki misafirime ve Şirine armağan ediyorum... Yorum sizlerin..     Fanila Giyen Kadınlar!  Onlar tam ortada kalan kadınlardandır. Aslında dıştan baktığınızda arzu ettiğiniz her yere koyabilirsiniz onları. Çünkü henüz fanila giydiğinden habersizsinizdir.Eylül'ün sonlarına doğru, havaya ilk serinlikler inmeye başladığı andan itibaren giyerler fanilalarını. İlkbaharın ılık sıcaklıklarını hissetmeye başlayana kadar çıkarmazlar üzerlerinden. Çoğu bu ilk ayrılığı nezle veya hafif bir grip ile atlatır.Hatta bir kısmınınn uyurken giydikleri çorapları, renkli hırkaları vardır. Çoğu sabahları giydikleri yünlü terliklerini ve sabah kazaklarını bulundurulur yataklarının baslarında. Onların tiril tiril sabahlıkları, burunları açık terlikleri, ince askılı gecelikleri bulunmaz. Aslında öykünürler zaman zaman gidip alırlar da, ama bir türlü giyemezler. Giyseler de pek bir iğreti durur üzerlerinde. Onlara ait değildir çünkü. Sevgililerinden kocalarından önce en çok kendileri güler bu duruma.  Kiminin ellerinde, kiminin dudaklar inin kenarlarında, kiminin saçlarının ışıltısında, kiminin ince ayak bileklerinde gizlidir seksapeliteleri. Bunların ayrımında olmadıkları gibi erkeklerden önce kız arkadaşları fark eder tüm bu detaylarını.Onlar erkeklere göz süzmeyi, küçük oyunlar oynamayı, çaktırmadan dokunmaları, ses tonlarına işve koymayı, şuh kahkahaları beceremezler. Bu halleri becerebilmeyi isterler. Hatta fanila giymeyen kadınları sessiz ve uzun uzun dinledikleri de olur, öyle olmaya karar verdikleri geceler de. Sabahları aynanın karsısında saçlarını tutma biçimini, göz süzmeyi, şuh kahkahayı denerler. Dördüncü seferden sonra ... Devamı

TURUNCU TAKIM

2007-03-12 00:05:00

Bu bebek takımını yeni yaptım. Bu yıl epeyce bir doğum bekliyoruz. Bende gelen küçük hanım ve beylere armağanlar hazırladım. Maksat bloğumuz renklensin. gelenler farkı birşeyler görsünler. Misafrlerimize değişik ikramlarda bulunalım demi ama.   Ufak bir sır. kalın şiş, tüylü ip, pek çabuk  yapılıyor, yumuşaşıkta oluyor. tavsiye edilir.     Devamı

DANTEL ve KUMAŞ

2007-03-09 23:34:00

Uzun yıllar bitmesini beklediği, fakat ben örmeyince bitmeyen, Serabın diş hediği kaynatmaya niyetlendiği örtümü sizlerle paylaşıyorum... Kullanılmayan beyaz gömleklerimi kareler halinde kesdim. Kenarların overlok çektim. Bir arkadaşımda boyama yaptı. Sonuçta ortaya bu örtü çıktı. Ben çok beğendim. Yapmak isteyenlere fikir verebilir. Yapmak isteyene kolay gelsin. Örtüyü kim kullanırsa da iyi günlerde kullansın...           Devamı

KİŞİYE ÖZEL

2007-03-08 13:33:00

  Bu gün kadınlar günüymüş.. oldum olası özel günleri sevmem buna bayramlarda dahildir… Özellikle şehirlerde eşlerinin omuzlarına oturup ayaklarına sallayan, birde oradan aşağıya “bugün benim günüm, bana çiçek almadın” diye eşlerine kapris yapanlar için çıkarılmış gibi geliyor. Yeteri kadar yazı var arkadaşlarım da bu konuyla ilgili… herkesin ellerine sağlık.. Bende herkesin kadınlar gününü kutluyorum.. Benim konum başka, bu günkü yazım özel birine. Umarım yazımı okur..   Bazı durumlar yaşarız, kimselere diyemeyiz, anlatamayız, bu durum da en iyi iki ilaç vardır. Biri şarkılar, diğeri flimler… ömrümüzde böyle bişi belki bir kere,  olsun olsun bir de ikinci baharda yaşanır. Ben şarkılarla yaşarım, her durumun bir şarkısı vardır. Sezen Aksu da baş ucu şarkılarımın anasıdır. Kadının her duruma uygun diyeceği bir şarkısı vardır.  Arkadaşımla konuşurken aklıma geldi, şarkının sözlerini sizinle paylaşıyorum… Tüm blogcu arkadaşlarıma da gitsin, eminim yaşı otuz beşi geçen herkes bu şarkıyı ah ederek dinlicektir...   Gamze gamze bir gülüver şimdiBeni göğsüne alıver şimdi Mevsimi geçti susadım aşkaBenimle bir bütün oluver şimdiİkinci Bahar yaşıyor ömrümGel benim yarim oluver şimdiSeni gül gibi öpe koklayaGözümden,dilimden sakınır,saklarBugünkü aklımla severim şimdiŞiirler şarkılar söyleyerekMehtabı birlikte seyrederekBenimle bir rüya kuruver şimdiİkinci bahar yaşıyor ömrümGel benim yarim oluver şimdiSeni gül gibi öpe koklayaGözümden dilimden sakınır saklarBugünkü aklımla severim şimdi      KİŞİSİNE ÖZEL gözü kör, dili taş duvarkonuşmaz istasyonlartrenler çığlık çığlıkayrılık katar katarbir bahar akşamıydıbeni burda koydun yarsöz verip de almadınsarı ayva kızıl naryemin ettin bin kerekutsal kitap üstüneben ölemedim bi türlüvurgun vurgun üstünetutamadın ahdınıdüğün bayram ettilerbaban yazdı bahtımıbizi kurban seçtilerben başka yastıktayımsen ele kuşak çözdünne ben mahremim ne... Devamı

ANI YAŞAMAK

2007-03-07 15:16:00

  Elindekinin kıymetini bilmek; Kızlar ilk okuldayken mavi önlük beyaz yaka kullanırlardı. Her Pazar onları ütülemek öyle zoruma giderdi, birde beslenme koyardık, her günün menüsü belli herkes aynı şeyleri yesin diye.. “şu ilkoklu bir bitirseler” derdim. Zamanla okullar bitti. Ben o düşüncemin ne kadar yanlış olduğunu fark ettim, okul eteği ütülemenin ne büyük keyif olduğunu, ancak okullar bitince anladım. Kızlar lisedeyken etek giymeyi kendilerine yapılan en büyük eziyet zannederlerdi, halbuki bitti işte bir daha o etekler giyilmeyecek. Mutlu olmak sadece anın değerini bilmektir. Nerde yaşarsan yaşa, nerde ne yersen ye huzurla yemeye çalışırsan mutluluk odur.  Birde acıyla beslenmek var, en mağdur olmak; ne kadar da acı çekiyoruz, ne kadar garibanız, ne kadar yalnızız, işimiz yok, aşkımız yok, arabamız yok, okulumuz yok, paramız hiç yok, bir kedimiz bile yok… Şimdi birileri bu duruma şunu demeli “vah vah, ne zor bir durum, Allah yardımcısı olsun.”  Amacımıza ulaştık, artık mutluyuz. Benim mutsuzluğumu birilerine onaylattık ya… Televizyonlardaki  programlarda kilerde böyleler, Şimdi Uğur Dündar bir program yapıyor, birine ev yapıyorlardı, adamın oniki çocuğu varmış buna kibarca “çüşşş” denir. Oniki çocuğu olan birinin ne kadar geliri olursa olsun  yoksulluk çekmesi normaldir, bize “bakın ne kadara yazık ne kadarda zavallı dedirtmek… Uğur Dündar a yakışmadı mağdur edebiyatı… (Şirin’in yazılarına benzedi) Kısacası lütfen elimizdekilerin kıymetini bilelim, anın tadını çıkaralım, “Limyat a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak var”(bakınız ben)…  ... Devamı

LÜTFEN İLGİLENİN!!!

2007-03-05 14:24:00

ÖNEMLİ UYARI Hurriyet.com.tr’den gönderdiğiniz tepki mesajı 150 senatör ve temsilciler meclisi üyesine ulaşıyor. Ancak, birçok senatör ve üyenin e-posta adresi korumalı. Bu senatörlere ancak tek tek e-posta yollamanız gerekiyor. Aşağıdaki linkten tüm senatörlerin isimlerine ulaşabilirsiniz. Senatör ve Temsilciler Meclisi üyelerinin listesi sözde ermeni soykırımına tepkimizi gösterelim..   ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nde salı günü bir görüşme başlatılıyor. Görüşmenin konusu Hrant Dink cinayetinin protesto edilmesi.Hemen ardından ABD Kongresi'ne sözde Ermeni soykırım yasa tasarısı getirilecek.Yani salı günü ABD Senatosu'nda Türkiye'ye sözde soykırım lekesi sürülmesi için düğmeye basılmış olacak.İşte sinsice gelişen bu olaylara karşı Hurriyet.com.tr bir protesto zinciri başlatıyor. Sessiz kalmayalım. Sesimizi duyurup tepki gösterelim. Bunun için Türk-Amerikan Dostluk Grubu bir uyarı mesajı hazırladı. Bu uyarıyı başta Beyaz Saray olmak üzere tek tek Kongre üyelerine gönderebilirsiniz.Bu haksızlıklara karşı "yeter artık" diyorsak, bu topraklar, bu tarih ve bu bayrak için işte fırsat...   Aşağıdaki tepki metnini yollamak için tıkla MESAJ METNİ Dear Member of Congress, As citizens of the Turkish Republic , it is our sincere desire that the HR 106 draft is withdrawn and dropped from the agenda indefinitely, as it deserves. This draft needlessly drags the US Congress into a period where history and propaganda are mingled. It also attempts to legislate a controversial historic issue and overstrains the Congress jurisdiction. The Turkish Republic , a 60-year ally of the US , is unfairly and unjustly blamed for events that are claimed to have occurred in 1915. These efforts also ignore calls by the Turkish Government and the Turkish Parliament. Both invited all interested historians to research all the relevant archives and records and reach a joint... Devamı

AY TUTULMASI

2007-03-04 23:53:00

  Aslına bakarsanız başka bir yazı hazırlamıştım, Şirin’in sayfasına baktım ay tutlumasıyla ilgili yazmış, ucundan bize de dokundurdu, fenerliyiz ya !!! Hem de gündemden geri kalmayalım demi. (Diğer yazı eskidi zaman aşımına uğradı)  Ay tutuldu ya onunla ilgili yazmalıyız. Bizde ailece ay tutulmasını izlemek için Ahlatlıbeldeki rasathaneye gittik, teleskopla izleyebilmek için, bende şans mı var. Hava kapalıydı. Önce bulutlar gelip gidiyordu, sonra sis çöktü hiç görünmez oldu. Belçika’dan canlı yayın yaptılar, internet üzerinden. Ha bu arada, bu gün Trt haberlerini izleyenler bizleri televizyonda görme şerefine de erişti..  Ben teneke çalmayı teklif ettim ama bizimkiler bunun çok ta bilimsel olmadığını, etraftan tepki çekeceğini söylediler, sonra dilek dilemeyi önerdim, özellikle kızları sıkı sıkı tembihledim, “ aman ha sınavı kazanmanız bunu bağlı”, Bu tutulmalar periyodik olarak tutulmazlarmış, anlıyacağınız güneş ve ay akıllarına esince “hadi bakalım sıra oluyoruz derlermiş” bence bu işte mutlaka bi iş vardır, olağan üstü bir görevleri vardır, bizlere bir faydası veya zararı dokunuyordur. Örneğin Kurt adam; mutlaka sinirlenip birilerine saldırma hikayelerinin hepsi asılsız olamaz. Aytutulması benim açımdan böyleydi. Tabiki bu durumda daha bi romantik olunması gerekirdi gibi geliyor insana... Bu tabiat olayını bu şekilde değerlendirenleri de kutlarım, ne mutlu onlara...    ... Devamı

ŞULE YE...

2007-03-03 10:11:00

Ayıptır söylemesi, benim huyumdur, söz verirce yerine getirmek isterim. Ara vermeden önce Ordu’lu güzel kardeşim Şuleciğim beni mimlemişti, şimdi ilk iş o sözü tutmak… Konu: beş tane itirafta bulunacakmışım.. Bak şimdi, ne desem bilmem ki… Bende sır çok, suç çok, sırlar dünyası gibiyim. Hangisini demeli bilmem ki, çocukluğumdakileri söylesem, ailenin yarısı blogcu… İtirafı okuyan telefona sarılır “demek öyle, gel bakalım”…  Onları ilgilendirmeyenleri yazsam, bloglardaki ağır abla durumları çizilecek…  Arada bir şeyler bulmalı… hah buldum… Büyük kızım lise ikinci sınıftayken ciddi bir hastalık geçirmişti.. Ama oldum olası işine karışılmasından rahatsız olurdu, okula gitmemi istemezdi, “ben çocuk muyum” derdi. Bende ondan saklı giderdim. Öğretmenlerini tembihlerdim, konşurken de “okula gitmedim, telefonla konuştum” derdim… Ne dersin şulecim sence yeterli mi? NOT ve TEŞEKKÜR: Şuleciğim beni çok mutlu eden bir jest yaptı önceki gün… Ailem dışındaki birinden böyle bir kutlama görmek beni çok onurlandırdı. Sağolasın canım… İKİNCİ teşekkür SERPİL ABLAMA “Seni iyi ki tanımışım iyi ki varsın…  ... Devamı

BEN GELDİM

2007-03-01 15:31:00

  Nihayet gelebildim. Yeni bir bilgisayarımız var artık. Canavar gibi, nazar değmesin, Nazar değmeden nasıl yazsın demi ama… şimdilik geçici bir yazı yazıyorum.. aslı dan bana sıra gelince hepinize tek tek uğruyacağım, dönmek çok güzel herkese selam, özleyenlere daha çok selam… Devamı